Eylül ayı sportif açıdan oldukça yoğun geçti aslında.Eurobasket'te boyumuzun ölçüsünü aldık,başarı için nelerin gerekli,nelerin yetersiz olduğunu sanırım anladık.Bize basketbol dersleri vermek için gelecek olan David Blatt daha gelmeden ilk dersini verdi:Basketbolu sevin,sevginizin gereğini yerine getirin.
Diğer taraftan Avrupa'da mücadele etmeye başladık.Uzun bir aradan sonra 4 takımla devam ediyoruz Eylül ayında.Ama sevincimiz kısa sürecek gibi.Geçen senenin en istikrarsız takımlarından biri olan Galatasaray istikrar abidesi haline getirilmişken "Avrupa" ve "başarı" kelimeleri beraber zikredilemez gibi duruyor çünkü.
Ha bir de A milli takımımız var.Zor,güç,bela kazanıyoruz ve böylece grupta iddiamızı sürdürüyoruz.Bir zamanların tartışılması yasak hocası Terim'in doğruları bile tartışılır oldu.Emre "form tutmaya başladım birşeyler yapıp kendime yazık etmem lazım" dedi ve hepimizi yine kendine tutsak etti.
Siyaseti konuşmak birazcık gereksiz duruyor şu aralar.Herkesin değişmesini istediği yegane şey olan 82 anayasası son nefesini verirken bile ayak diriyor.Yine tartışmaların en lüzumsuz ne varsa onun üzerine olması için elinden geleni yapıyor.82 yıl yaşayacak gibi sanki.Bu ülkede anayasa bile koltuk sevdalısı.Ee torpili yüksek yerden değil mi ya?
Düzensiz ve özensiz bir şekilde sıraladığım bu amorf yazıdan dolayı klavyemden özür dilerim.Tek tesellim bu yazının tek okuyucusunun yine ben zavallı olacak olması.Saygılar bana.
19 Eylül 2007 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder